13.4.09
daha sonra tekrar arayınız
Ne çok gereksiz şeye bağlanıyormuşum? Ne çok saçma hayali karakterlerin ve olayların peşinde koşuyorum? Biri bana dur desin artık. Tek gerekli olan, olandan bitenden kaçacak uğraş edinmek. Gerisi boş.

Dün sevgili bir arkadaşımın gevezeliğini çektim içime, önce İran’a gittik, sonra Hollanda’ya, gitmedik tabii gideceğiz dedik ama gitmiş gibi olduk. Hayalleri bitmeyenlerin hala orda burda varolması ferahlatıcı. Sürekli yaşamın ciddi zorunluluklarına takılmanın sıkıcılığı böyle uzaklardan bir ses gelince bir an olsun unutulabiliyor. İşte ondan gerekli olan tek şey bu unutmayı bize verebilecek, içinde eriyebileceğimiz şeyler toplamı. Onun dışında yetişkinlerin para, iş, ev, araba, evlilik, işsizlik, zorluk, kriz dertleri boğazımı sıkıyor. Kendimin de bir yetişkin olduğunu hatırlatıyor. Elime birşey almaktan korkuyorum ondan, elimde kalır diye olacak herhalde.

Basit ve rastgele cümleler kurmaktan, bazen sessiz kalıp kafa sallamaktan çekinmiyorum. Bu takmamazlık ve bilinçli hafızasızlık durumları beni sevimsiz bir adam yapıyor, sonra bir an geliyor havalara çıkıp etrafa sataşıyorum. Çekilmiyor yoksa. Tüm durgunluklar en sonunda havalara çıkabilmek adına.

Labels: ,

posted by togliatti @ 3:42 AM  
12 Comments:
Post a Comment
<< Home
 
 
 
About Me



See my complete profile

Previous Posts
Archives